DAĞDAKİ VAAZ (9)
HRİSTİYAN’IN İÇTENLİĞİ
AĞAÇ VE MEYVESİ
CENNETE GİDEN YOL NEREDE?
Hristiyan olmayanlarla şu konuları konuştuğunuzda ne gibi cevaplar veriyorsunuz?
Cennete giden yol nedir?
Kurtuluş için tek bir yol mu var?
Bunlarla ilgili şimdi birlikte biraz konuşalım, konuştuktan sonra çalışmamıza devam edelim.
Ancak devam etmeden önce Matta 7:13-27 ayetlerini yüksek sesle okuyalım.
PERPETUA’NIN TANIKLIĞI
Aşağıda 3. yüzyılda Hristiyan olduğu için öldürülen Perpetua’nın hapisteyken yazdığı günlükten bir bölüm var. Perpetua kölesi Felisiti ile öldürülmeden önce yeni doğmuş bebeğini babasına verir. Yeni evli, zengin bir Romalı aileden gelen bu kadının tanıklığı günümüze kadar ulaşmıştır. Biz de bu tanıklıktan bir parça okuyacağız.
“Hala tutuklu bulunduğumuz sırada babam bana olan sevgisinden beni ikna etmeye ve kararlığımı yıkmaya çalışıyordu. “Baba” dedim, “Örneğin buradaki vazoyu veya saksıyı ya da her neyse onu görüyor musun?” “Evet görüyorum” dedi. Ona şöyle dedim; “Ona olduğundan başka bir ad verebilir miyiz?” O da “Hayır” dedi.
“O halde bana da olduğumdan başka bir ad verilemez. Ben Hıristiyanım”. Bunun üzerine babam “Hristiyan” kelimesine öyle öfkelendi ki üzerime yürüdü. Anack bunu yapmadı ve şeytani düşücnelerine yenik düşerek yanımdan uzaklaştı.
Birkaç gün içinde vaftiz edildim. Kutsal Ruh vaftizden sonra benliğimde sebat etmenin haricinde başka bir şey istemememi esinledi. Birkaç gün sonra hapse atıldık ve o karanlık delik hayatımda hiç korkmadığım kadar dehşete düştüm. Ne kadar zor anlardı.
Kalabalık yüzünden sıcak dayanılmazdı. Askerler zor kullanıyorlardı ve bu da yetmezmiş gibi çocuğum için duyduğum endişe işkence gibiydi. Bir sabah tam kahvaltı ettiğimiz sırada aniden mahkemeye çağrıldık. Foruma vardığımızda haber çevrede yayıldı ve derhal forumun etrafında büyük bir kalabalık toplandı. Tutuklular bölümünden çıktık. Sorgu sırasında diğerlerinin hepsi suçlu olduklarını kabul ettiler. Sıra baba geldiğinde babam oğlumla ortaya çıktı ve “Gerekli olan kurbanı sun. Çocuğuna acı”dedi. Yargı yetkisini devralan vali Hilarianus bana şöyle dedi; “babanın ak saçlarına ve küçük oğluna acı. İmpratorun iyiliği için gerekli kurbanı sunmayı kabul et”.
“Etmeyeceğim” diye cevap verdim.
“Sen Hristiyan mısın” dedi Hilarianus. “Evet Hristiyan’ım” dedim.
Sonra vali bizim hakkımızdaki kararı açıkladı. Vahşi hayvanlara atılacaktır. Neşeli bir şekilde hücremize döndük.”
(Kaynak: Hristiyanlık Tarihi, Yeni Yaşam Yayınları, sayfa 91)
İsa Mesih Dağdaki vaazı kendisiyle ilgili bir bölümle bitirir. Bir kimse ya Mesih’tedir ya da değildir. Ortada değildir. Bunu düşünerek Perpetua’nın bu yaşadıklarını değerlendirelim. Aşağıdaki soruları bunları düşünerek sırasıyla birlikte cevaplandıralım.
Perpetua, Hristiyan olarak İmparator’a kurban kesmesi neden yanlış olsun?
Perpetua başka ne yapabilirdi?
Perpetua’yı ölüme kadar neşeyle götüren şey nedir?
İKİ YOL VAR... ÜÇÜNCÜ YOK
Bu bölüm Dağdaki Vaaz’ın sadece ahlaki birtakım öğretiler içerdiğini düşünenler için yanıldıklarını gösterir. Bu bölüm İsa Mesih’in ta kendisiyle ilgilidir. Dar kapı, ağaç ve meyvesi ve sağlam temel benzetmeleriyle tüm bu ahlaki uygulamaları O’nsuz yapamayacağımızı gösterir. Gerçek kapı, ağaç ve temel O’dur.
Üç benzetmede de İsa Mesih’e iman edip O’nunla paydaşlığı olan kişiyle tam tersi durumda olan kişi üç zıt durumla karşı karşıya kalmıştır: Dar kapı veya geniş kapı; iyi ya da kötü meyve; sağlam veya çürük temel.
Dar kapıdan girenler yaşama gitseler de yine de zorlukları olacaktır. Bu azınlığın seçtiği yol ile diğer kalabalığın seçtiği yol arasında büyük bir fark vardır. Dünyadaki tüm inançlardan ayrılan taraf belki de budur; ya İsa Mesih’e iman etmişsindir ya etmemişsindir. Gri bir taraf yoktur. İsa Mesih vaazını dinleyenlere seçenek bırakmaz; ya dar kapıdan girip O’nunla olacaklar ya da geniş kapıdan girip yıkıma gideceklerdir.
Elçilerin İşleri’nde Pavlus Efesli önderlerle konuşurken aynı uyarıyı yapar: “Ben gittikten sonra sürüyü esirgemeyen yırtıcı kurtların aranıza gireceğini biliyorum” (Elç. 20:29). İsa Mesih’in bahsettiği kuzu postuna bürünmüş kurtların, yani sahte peygamberlerin tehlikesi o günlerde iyice görünmeye başlamıştı demek... Tehlikelidirler ve aldatıcıdırlar. Meyvelerinden tanımak mümkündür. Meyveler, kişinin tutum ve davranışlarının yanı sıra öğretisi de olabilir. Bu kişiler İsa’nın adını bile kullanmaktan çekinmiyorlardı.
Romalılar ve Galatyalılar mektuplarında Pavlus yasaya tekrar dönmeye zorlayan öğretmenlerden bahsedip onlar hakkında oldukça ağır sözler söyler. Petrus, Yuhanna, Yahuda da böyle sahte peygamberlerden bahsedip okuyanları uyarır. Böyle kişileri ayırt etmede zorlansak da dikkat etmeliyiz.
İsa Mesih’in konuşmasındaki son konu “sağlam temel”dir. Evini kaya üzerine kuran ve kum üzerine kuran iki insanı karşılaştırır. İsa Mesih, Tanrı’ya başka çeşitli ve kendi seçtiğimiz yollarla gidebileceğimiz inanışını kesin olarak reddeder.
Sağlam temel İsa Mesih’in kendisidir; diğer her şey yıkılmaya mahkumdur. İlk kilisenin gördüğü zulme rağmen büyüyüp gelişmesi ve günümüze kadar gelmesi bunun bir kanıtıdır.
ÜÇ ZIT DURUM VE BİZİM SEÇİMLERİMİZ?
Aşağıda İsa Mesih’in Dağdaki Vaaz konuşmasının çalıştığımız kısmında bahsettiği üç konu var. Soruları birer birer cevaplandıralım, birini cevaplandırdıktan sonra sonraki soruya geçerek devam edelim.
Dar kapı yaşama götürür; Geniş kapı ölüme
- Bu karşıtlığı çok sert bulduğunuz oluyor mu? Neden?
- Diğer insanları dışlamış gibi görünüyor mu? Ne düşünüyorsunuz?
- Siz müjdeyi verirken böyle kesin bir ayrım yapıyor musunuz? Evetse neden? Hayır ise neden? Düşüncelerinizi açıklar mısınız?
İyi ağaç iyi meyve verir; Kötü ağaç kötü meyve
- Sahte peygamberler neden tehlikeli olabilirler?
- İsa Mesih meyve derken neyi kastetmiştir?
- Sizin hayatınızdaki meyveleri ele alsanız, nasıl meyveler verdiğinizi söylerdiniz?
Sağlam temel kalır; Sağlam olmayan temel yıkılır
Kaya kelimesi Kutsal Kitap’ta oldukça fazla geçmektedir. Burada İsa Mesih’in öğretisi anlamındadır.
- Buna göre kendi yaşamımızı gözden geçirirsek, Dağdaki Vaaz’da geçen öğretilerin uygulamakta zorlandığımız alanlar var mı?
- Öğretileri bildiğimiz halde neden zorlanıyoruz?
UYGULAMA
Bu hafta İsa Mesih’in Kutsal Kitap’taki sıfatlarını düşünelim.
Tanrı’nın Oğlu
İnsanoğlu
İyi Çoban
Kral
Esenlik Önderi
İmmanuel
Kurtarıcı
Barış Prensi
...........
Ve daha birçokları...
Bu sıfatlar ve unvanlar bizim hayatımız için ne anlam ifade ediyor?
Bunları bir deftere not alabilir ve üzerinde derin düşünebilirsiniz.• Bu dersten öğrendiklerinizi kendi cümlelerinizle, kendi çiziminizle, hatta kendi şiirinizle ifade edebilirsiniz.
Resimlerin telif hakkı: Shutterstock (www.shutterstock.com) veya kamu malı.